Görüş ve Bildiri Oku

BİR MÜZE YARATMA MİSYONU
Türkiye'de Anadolu Üniversitesi’nin Güzel Sanatlar Fakültesi’ne bağlı bir Çağdaş Sanatlar Müzesi” yaratma misyon ve projesi Rektör Prof.Dr. Engin ATAÇ’la başlayan bir sürecin, şimdiki Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof.Atilla ATAR’la devam eden ve diğer sanatçı hocaları ve sanatçıları da kapsayan bir katılım ve birlikte inşa bilinciyle var edilen sorumluluğu kapsadığı gözlemlenmektedir. Bu, Türkiye için önemli ‘misyon’a sahip çıkma, geliştirme anlamlarını da ihtiva etmektedir aynı zamanda. Bir entelektüel ve kurumsal faaliyet oluşup, işlevsel hale dönüşebilme gerçekliğini hep başlatıcıları ve sürdürücüleri eliyle görür. Türkiye’de de Anadolu Üniversitesi bu kurum kimliği bilincine sahip olduğunu, yaptığı diğer faaliyet alanlarının yanında “Çağdaş Sanatlar Müzesi” gerçeğiyle de göstermiştir. Bu, sadece göstermekle kalınmamış, organik bir yaşayan canlı müzeye dönüştürüldüğü, gelişmeci bir realite doğrultusunda ileriye doğru işlevsel olmak kaydıyla işlediği için de Türkiye’de örnek alınması gereken bir ‘müze’ konseptine oturmuştur.

Müzeler toplumların entelektüel ve sanatsal hayat damarları, düşünsel ve yaratımsal beslenme kaynakları, giderek bellek ve arşivleridir aynı zamanda da. British Museum’un 1759’larda kurulduğu düşünülürse biz bu alanda çok geç kaldık. Louvre müzesinin de 1793 yılında kurulduğunu da hesaba katarsak; biz bundan ancak bir yüzyıl sonra Osman Hamdi bey’in girişimiyle ilk müzemiz olan Arkeoloji müzesine kavuşacaktık. Müzeler ve müzecilik kavramları ciddi boyutlarda pek gelişim gösteremedi. Bizde; bizim klasiğimiz olarak kabul edebileceğimiz, Ankara, İstanbul ve İzmir’deki ‘Resim ve Heykel’ müzelerini saymazsak, Türkiye’de çağdaş anlamda ‘müze’ olgu ve kavramları ancak yeni yeni oluşup, gelişmektedir. İşte buna somut örnek ve misyon anlamında katkı Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi tarafından ilk olarak sağlanmış ve o kıvılcım plastik sanatların diğer Çağdaş Sanatlar Müzeleri’nin oluşma girişimlerine de aynı zamanda bir zemin olmuştur.

Çağdaş plastik sanatların belli düzeydeki yetkin örneklerini bünyesinde taşımasının yanında Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi; yenilikleri ve sanatsal oluşum ve gelişmelere açık bir katılım ve galeri hüviyetine açık özelliğini de ortaya koyarak, organik bir yapının dinamik özelliğini oluşturmaktadır. Gerek arşiv sergilerine ev sahipliği yapan tutumu, gerekse de gelişime ve değişime açık yapısıyla, aynı zamanda Türkiye’deki bilinen anlamda oluşmuş müze kavramına ve konseptine yeni olması gereken katkıları sağlamaktadır. Müzeciliğe, giderek plastik sanatlar alanında varolacak olan müze olgusuna, açılım ve yenileşme içinde dinamik bir strüktür kazandırmıştır.
Plastik sanatların hemen hemen bütün alanlarına açık tutumu da çağdaş sanata dair bir çerçeve ve mantık doğrultusunda algılamadığını, geniş bir konseptin müze içinde yer alması gerektiğini, müzenin arşivçiliğinin yanında; dolaşım, sergileme, etkinlik, yeni boyutlar vb. işlevler yüklenerek sanata ve topluma katkı sağlaması gerektiği noktalarda da üzerine düşen görevleri yerine getirmektedir Anadolu Üniversitesi Çağdaş Sanatlar Müzesi.

Bir üniversite müzesi olarak kurulmuş olan, fakat günden güne bir kent müzesi, bir ulusal ve evrensel müze kimliğine doğru evrilen Çağdaş Sanatlar Müzesi, aynı zamanda üniversitelerin sanatsal işlevlerine yerel ve evrensel sanat bağlamındaki katkılarına da güzel bir örnek teşkil etmektedir. Bu müzeyi, başta Eskişehir olmak üzere, Türkiye’nin birçok yerinden gelen insanlar, öğrenciler gezmekte, bilgiler almakta, müzeyi etüt etmektedirler; böylelikle hem bir bilinç ve hem de sanatsal kültür ve bilgi kazanmaktadırlar. Kültürel bilinç; bu tür müze, sanat, işlevsel kılınmış sanat aktiviteleri ve müze boyutu içinde ülkenin ve dünyanın nitelikli eserlerinin toplanmasıyla oluşmayacak mı; oluşacak olan o bilinç ve kültür de Türkiye’nin aydınlık geleceği için önemli adımları oluşturacaktır. Yurdun her tarafına yayılacak bir sanat bilgisi, görgüsü ve bilinci, sanatın toplumla, insanlarla bir orta potada eriyip, yeni bir yaratım çoşkusu ve kimliği oluşmasına sebep olacaktır.

Eskişehir Anadolu Üniversite’sinde tohumları atılan Çağdaş Sanatlar Müzesi kavramıyla oluşup, gelişen çağdaş bir toplum yaratmaya katkı misyonuna da dönüşen öncü yaratıcı kurumsal etkinlik, bilgi ve bilinç düzeyinde bütün Türkiye’de artarak devam ediyor. Bu olguyu misyona dönüştürenler elbet bunu ilk başlatanlardır ve onlar en başta takdiri hak etmektedir. Şimdi toplumsal ve sanatsal ‘müze’ kavram ve bilincini bütün Türkiye’ye yayacak yaratıcı ve öncü kimliklere görev düşüyor. Ve sanıyorum bu sanatsal bilinç yavaş yavaş bir çok belediyeler, üniversiteler, kurumlar vasıtasıyla, plastik sanatların ‘müze’ konseptine yerleştirilerek oluşmaya, gelişmeye başladı.
Sonuç olarak, bir kıvılcım somut bir çağdaş sanat müzesi gerçekliğine dönüşmüştü Eskişehir Anadolu Üniversitesi bünyesine; şimdi o somut sanat gerçekliği bütün yurda yayılmaya başladı. Bunu başta büyük bir misyon olarak yüklenmiş olan, bunun çabasını gösteren ve cefasını çeken öncü kişiliklere ne kadar teşekkür etsek az. Çünkü onlar Çağdaş Sanatlar Müzesi kavramını modern boyutta ve giderek işlevsel kılarak topluma gösterdiler. Ve en önemlisi Eskişehir’de ‘misyon’ özelliği olan Çağdaş Sanatlar Müzesi’ni müzesi yarattılar.

Ümit GEZGİN
Eleştirmen

Kasım 2001